KENDİNE VERDİĞİN DEĞER KADAR YAŞIYORSUN
Bir gün boyunca kendini izlemeyi denedin mi hiç? Bir hata yaptığında kendine ne söylüyorsun? Bir başarı elde ettiğinde onu gerçekten kutluyor musun? Yoksa hemen yeni bir eksik mi buluyorsun?

Şenay Gültan Seyrekoğlu
senaygultan@gmail.com -TAN ZAMANI
Şenay Gültan Seyrekoğlu Wellness Coach (Sosyolog/ Yaşam Koçu)
KENDİNE VERDİĞİN DEĞER KADAR YAŞIYORSUN
Bir gün boyunca kendini izlemeyi denedin mi hiç? Bir hata yaptığında kendine ne söylüyorsun? Bir başarı elde ettiğinde onu gerçekten kutluyor musun?
Yoksa hemen yeni bir eksik mi buluyorsun?
Çünkü insanın kendine verdiği değer, çoğu zaman söylediklerinden değil… Kendine nasıl davrandığından anlaşılır.
Hayatta çoğumuz değer görmek istiyoruz. Takdir edilmek… Sevilmek… Anlaşılmak…
Ama çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek var. Başkalarından beklediğimiz değerin temelini önce kendimiz atıyoruz.
Çünkü insan, kendine biçtiği değerin altında bir hayat yaşamaya razı oluyor.
İşte bu yüzden bazen yıllarca sevmediği bir işte kalıyor… Kendisini tüketen ilişkilerin içinde kalıyor…
Sürekli başkalarını mutlu etmeye çalışıyor… Hak ettiği hâlde geri planda duruyor.
Çünkü içten içe, daha fazlasına layık olduğuna inanmıyor.
Oysa özdeğer, kibir değildir. Kendini herkesten üstün görmek hiç değildir. Özdeğer; Kendi varlığını da en az başkalarınınki kadar önemli görebilmektir. İhtiyaçlarını fark edebilmektir. Sınır çizebilmektir. Yanlış yaptığında kendini cezalandırmak yerine öğrenebilmektir.
Ve en önemlisi…Kendini, sadece başarılı olduğunda değil…Her hâlinle kabul edebilmektir. Özsaygı üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan psikoterapist Nathaniel Branden şöyle der: “Özsaygı, mutluluğa giden en önemli yoldur.”
Belki de bu yüzden mutluluk, dışarıdan gelen bir ödül değil… İçeride kurulan bir ilişkidir. Kendinle kurduğun ilişki…
Çünkü günün sonunda en çok birlikte yaşayacağın insan yine sensin. Kendine sürekli eksik olduğunu söyleyen bir sesle mi yaşayacaksın…
Yoksa seni geliştiren ama aynı zamanda destekleyen bir sesle mi?
Hayat bazen bize büyük sınavlar çıkarır. Ama en zoru, aynaya baktığında gördüğün insana hak ettiği değeri verebilmektir. Çünkü insan kendini değersiz hissettiğinde…
Fırsatları kaçırabilir. Sessiz kalabilir. Hak etmediği davranışlara katlanabilir. Hayallerini küçültebilir.
Ama kendine değer vermeye başladığında ilginç bir şey olur. Hayat değişmeye başlamadan önce… Seçimlerin değişir. İzin verdiklerin değişir.
Yürüdüğün yollar değişir. Çünkü artık kendine şunu söylemeye başlarsın: “Ben de önemliyim.” Ve bu cümle, bazen bütün bir hayatın yönünü değiştirebilir.
Bu hafta kendine şu soruyu sor: “Kendime verdiğim değer, yaptığım seçimlerde görünüyor mu?”
Küçük bir pratik: Bugün aynaya baktığında sadece dış görünüşünü değil…
Kendine bak. Ve sessizce şu cümleyi söyle: “Olduğum hâlimle değerliyim. Gelişmeye devam ederken de değerliyim.”
Belki ilk anda garip gelecek. Ama insan, en çok kendi sesine inanmaya başladığında değişir. Gerçek değer…
Başkalarının sana verdiği değil, senin kendine vermeye başladığın değerdir.
“İnsan, kendine verdiği değeri değiştirdiğinde, hayatının yönü de değişmeye başlar.”
Ve belki de şimdi…
Tam zamanı.
Tan Zamanı…

