bizim mekan kurumsal web
27 Nisan 2026 - Pazartesi

AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ!

Geçenlerde otuz beş kırk senedir tanıdığım eski bir dostuma rastladım. Karşılıklı hal hatır faslını kısa geçtikten sonra konu hemen siyasete dolayısıyla Balıkesir Büyükşehir başta olmak üzere Karesi ve Altıeylül’ün CHP’li Belediye başkanlarına geldi.

Yazar - Zikri EVNER DOBRA DOBRA
Okuma Süresi: 7 dk.
139 okunma
Zikri EVNER DOBRA DOBRA

Zikri EVNER DOBRA DOBRA

zikriekspres@gmail.com -
Takip EtGoogle News

Geçenlerde otuz beş kırk senedir tanıdığım eski bir dostuma rastladım. Karşılıklı hal hatır faslını kısa geçtikten sonra konu hemen siyasete dolayısıyla Balıkesir Büyükşehir başta olmak üzere Karesi ve Altıeylül’ün CHP’li Belediye başkanlarına geldi. O arkadaşım bana hemen sordu; “Sen ne düşünüyorsun, hangisi başarılı, hangisi başarısız?” Diye…

Ona ‘biraz uzun olur ama’ diyerek şu yanıtı verdim; “Sorularının ben de elbette bir değil, birden çok cevabı var. Tahminlerim, öngörülerim, yorumlarım, gözlemlerim, izlenimlerim epeyce çok fazla. Ancak senin gibi birkaç kişiden öteye soran yok. Büyükşehir’de Ahmet Akın’ın Karesi’de Mesut Akbıyık’ın Altıeylül’de Hakan Şehirli’nin bir bakıma geçen iki yıllık performansına dair elbette çok anlatacaklarım vardır. Benim Balıkesir’in 1988 Ekim’inden sonra bugüne değin yaklaşık 38 yıldır basının, daha moda bir tabirle medyasının içinde hatta tam ortasındayım ama bilhassa siyasi partilerin sözüm ona kocaman ve kodaman yöneticileri başta olmak üzere çoğu zaman bırakın arayıp sormayı selam bile vermeye imtina ediyorlar. Ama ben bunun nedenini, gerekçesini elbette biliyorum. O yüzden ‘çok gücüme gitmesine rağmen’ haklı da olsam, ani bir öfke patlamasına neden olmasın, diye özellikle şimdilik kaydıyla susuyorum. Şimdi ‘sen sordun’ diye söylüyorum ve öncelikle şunun bilinmesini istiyorum; ben bu Balıkesir’in 1984’den beri belediye başkanlığı yapmış isimlerinden ‘Ziya Tan ve merhum Sabri Uğur hariç’ halen hayatta olan olmayan hiçbirine ne bir Balıkesirli ne de Balıkesir’in öz evladı olan ‘38 yıllık kıdemli, birikim ve deneyimli bir gazeteci’ olarak en önemlisi de bir Balıkesirli olarak hakkımı helal etmiyorum, etmeyeceğim!...

10 yıl süreyle iki dönem Balıkesir belediye başkanlığı yapan ve 1999’da başkanlığı kaybeden merhum Sami Gökdeniz’in sağlığında iki kez yüzüne karşı söylediğim gibi hakkımı helal etmiyorum!

Ona sanırım 2007 yılının yaz aylarıydı. Avukatlık ofisinin yakınlarında karşılaşmıştık. Beni ısrarla ofisine götürdü. Çay kahve, faslından sonra eski günlerden laf açıldı. Konu bu helalleşme faslına geldi ve ben ona şunu söyledim bir kez daha ‘Başkanım, gerek görev yaptığınız tam 10 yıl boyunca gerekse sonraki süreçte size karşı şahsi bir husumetim, kişisel bir garezim oldu mu, elbette olmadı. Ama size karşı günü geldi en sert eleştirileri gerek yüzüne karşı sözlü olarak gerekse yaptığım haberler, yazdığım yazılarla ben yaptım. Bundan hiç çekinmedim. Sizin de bana karşı açıkça bir negatif tavrınız veya husumetiniz olmadı, bildiğim kadarıyla ama ben gazeteci olduğum için bir anlamda kamuoyunun, halkın da sesiyim. O yüzden bir Balıkesirli gazeteci olarak hiç kusura bakmayın, gücenmeyin ama hakkımı helal etmiyorum, etmeyeceğim de. Çünkü siz gayet uzun süren belediye başkanlığı döneminizde benim Balıkesir kentinin yararına, menfaatine olan hiçbir önerime, düşünceme en ufak bir eleştirime itibar etmediniz, aksine benim önerdiklerimin ‘inat yapar gibi’ tam tarsini yaptınız. En basitinden şu asfalt konusu ilk aklıma gelendir hatırlayacaksınız. Çok yoğun ve fütursuzca adam kayırmacılık işlerini ‘ama o çok garibandı elinden tuttuk’ gibisinden mazeretlerle aleni biçimde yapmaktan çekinmediniz. Çevrenizde gazeteci sıfatını haksız yere taşıyan kimi adamdan saydığınız yaratıkları ‘sırf yalakalık, goygoyculuk iyi yapıyor ne dersem ne istersem sorgusuz sualsiz yerine getiriyorlar’ diye adeta sırtınızda taşıdınız, sağladığınız avantalarla beslediniz, iyice kullandınız, sonra işiniz bittiğinde kirli bir çaput gibi bir kenara attınız, vefasızlık ettiniz onlara bile!

Sonra da 1999’da başkanlığı kaybedince kendinizi değil de o yalaka, goygoycu takımını suçladınız durdunuz günlerce aylarca. Tüm bunlar yalan mıydı, iftira mıydı?’

Merhum Sami Gökdeniz, benim ağzımdan bu lafları duyunca ne mi yaptı? İnanın hiçbir şey demedi, konuyu değiştirdi ve sadece şunu söyledi; ‘geçmiş, geçmişte kalmıştır. Sen bırak şu eski defterleri karıştırmayı, sen nasılsın iyi misin!’

Demem o ki; belki yıllar sonra günün birinde söz gelişi; yakın geçmişe kadar Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan Yücel Yılmaz, onun döneminde birlikte görev yaptıkları eski Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan ve de şimdiki Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, tıpkı Sami Gökdeniz gibi yıllar sonra bir gün karşıma çıkarlarsa, olur da onların karşısına geçip oturursam ve bana ‘hakkını helal et’ derlerse, belki aynı sertlikte olmasa da onlara da aynı şeyi söyleyeceğim hatta daha ağır konuşacağım ve de elbette onlara da hakkımı helal etmeyeceğim, bir Balıkesirli ve 38 yıllık meslek geçmişi ve deneyimi olan Balıkesirli bir gazeteci olarak…

Hakkımı helal etmemekle birlikte şu sözleri de söylemem olasılık dahilindedir; “Yahu sizler ben ve benim gibi gazetecileri bir zarfın içinde üç, beş Liracık paraları verdiğinizde yalakalığın her türlüsünü yapan, her dediğine ‘evet, haklısın başkanım, çok doğrusun vekilim, yürü be kim tutar seni, helal olsun sana!’ demesini bekleyen omurgasız mahlukattan mı sanıyorsunuz! 

Eğer öyle düşünüyorsanız; topunuza binlerce yazıklar olsun! böyle anlayışta olup da hala siyaset yapan, hala utanmadan hasbelkader kazandıkları o koltuklarında oturabilen siyasetçi takımına!..”

Bu Yazım aslında halen Karesi Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Mesut Akbıyık’a ithafen yazılmıştır. Mesut Akbıyık bana göre; giden geleni aratır derler ama aslında giden geleni aratmaz, deyişinin tam bir izdüşümüdür!

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss