29 Ocak 2026 - Perşembe

HİÇ KAPANMAYACAK BEŞİNCİ PERDE..

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi bu yazımda gazetecilik serüvenimin beşinci perdesine ilişkin yazacağım 16 Nisan 2011'den 01 Ocak 2026'ya değin geçen süreci kapsayacak bu yazım...

Yazar - Zikri EVNER DOBRA DOBRA
Okuma Süresi: 7 dk.
114 okunma
Zikri EVNER DOBRA DOBRA

Zikri EVNER DOBRA DOBRA

zikriekspres@gmail.com - 0 532 342 90 12
Takip EtGoogle News

HİÇ KAPANMAYACAK BEŞİNCİ PERDE..

Bir önceki yazımda belirttiğim gibi bu yazımda gazetecilik serüvenimin beşinci perdesine ilişkin yazacağım. 16 Nisan 2011'den Ocak 2026'ya değin geçen süreci kapsayacak bu yazım...
Resmen 16 Nisan 2011'de KRT'den yani Karesi Televizyonundan ayrıldıktan sonra daha doğrusu bir önceki yazımda belirttiğim sebepler yüzünden 'AYRILMAK ZORUNDA' bırakılınca tekrar yazılı basına 'BAŞLADIĞIM YERE' döneceğimi anlamış oldum bir bakıma..
Şöyle ki; tıpkı şimdi yaptığım gibi Balıkesir Basını'na dönüşüm yeni bir gazete çıkartmakla mümkün olacaktı. Bunu da öncelikle bir spor gazetesi çıkartmak sonrasında ise günlük gazeteye dönmek bu yolda yürümek gibi bir hedef koymuştum önüme..
Tüm bunlardan önce de Bursa'da bir arkadaşımın, daha doğrusu meslektaşımın büyük ortağı bulunduğu bir şirketin bünyesinde bulunan ve o zaman 'ATIL' durumda olduğunu bildiğim Web Ofset matbaa makinesini tüm aparatlarıyla Balıkesir'e kazandırmak gibi bir gayret içine girdim öncelikle..
Ancak o sıralarda mesleğe başladığım ilk günlerden beri tanıdığım, samimiyetine çok inandığım Tansel Kıpçak ağabeyim, iki dönem Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti'nde de aynı yönetimde birlikte çalıştığımız Tansel Başkanım bana şu öneride daha doğrusu nasihatta bulundu.; "yahu Zikri boşver bütün bunları zaten gelmişsin 46 yaşına. Bu saatten sonra vergi mükellefi olacaksın, yasal ve mali türlü yükümlülükler altına gireceksin. Bir ton iş güç. Ağır sorumluluk ve para gerektiren işler bunlar. Yine de sen bilirsin ama boşver bunları. İlla ki gazetecilik yapacaksan al sana gazete bizim Ekspres'de gel çalış. Ben en geç iki ayına gidiyorum buralardan. Babam Reşit bey de çok yaşlandı artık. (O zamanlar Reşit Kıpçak 86 yaşındaydı.) Sen emekli olana dek götürürsün işini burada. Arada dergi veya gazete sektör ekleri çıkarırsın geçimini sağlarsın. Hem emekliliğine iki sene kalmışken hiç gerek yok bence "
Sevgili dostum Tansel'in bu söylediklerini, iki gün boyunca uzun uzadıya düşündüm, taşındım ve sonunda ona hak verdim. 'O BÜYÜK PROJEMDEN VAZGEÇTİM!'
2011 yılının Haziran ayı sonlarından itibaren resmen Balıkesir Ekspres Gazetesi'nde çalışmaya başladım. Ben Ekspres'te çalışmaya başlamamın hemen ardından Tansel Kıpçak İstanbul'a gitti. Daha sonrasında ise onun ağabeyi Tanyol Kıpçak yaklaşık 10 yıl aradan sonra Balıkesir'e döndü ve gazetenin başına geçti Onun gelmesinden çok değil yaklaşık üç ay sonra bir duydum ki EKSPRES Gazetesi satılıyormuş! 
Hemen Tanyol ağabeyime sordum işin doğrusunu; "görüşmeler devam ediyor, sonuçlanması yılbaşını bulur.Ama satmıyoruz gazetemizi sadece devrediyoruz" diye de ekledi.Sonunda 2011 yılının son günlerinde devir (satış) gerçekleşti ve EKSPRES Gazetesi el değiştirdi. Ben hariç gazetenin tüm kadrosunun aynen yola devam edeceğini söylediler bana. Ben de gazetenin yeni sahipleriyle ayrıca gidip görüştüm. Bana aktif yönetici pozisyonunda bir görevlendirme yapamayacaklarını ancak sadece köşe yazarı olarak benimle devam edebileceklerini ve sigortamın EKSPRES'te süreceğini söylediler. Bunun üzerine Tanyol ağabeyim kendilerinin 'BEKS LİFE' adında aylık bir dergiyle yola devam edeceklerini ve benimde bu dergide aktif olarak çalışabileceğini söyledi. Ben de sonra ki süreçte 2012 yılının Şubat ayından itibaren iki işyerinde çalışmaya, emek vermeye çalışmaya başladım. Gazetede resmen, dergide ise fiilen çalışıyordum artık. Ancak işin dergi tarafında yer almam 4-5 ay sonra gazetenin yeni sahiplerini herhalde rahatsız etti ki önce mesai saatleri dışında dergiye vakit ayırabileceğim söylendi sonrasında ise dergiyi tamamen bırakmamı istediler. Ben de bırakmak zorunda kaldım. Daha sonra Ekspres gazetesinin yeni sahipleri Marmara gazetesini de bünyelerine kattılar. Benim kadromu da MARMARA Gazetesi'ne aktardılar. Buradaki serüvenim 2016 yılının Mart ayına dek devam etti. Bu defa ne oldu? Diyeceksiniz, sanırım. 
Şu oldu; Ekspres ve Marmara gazeteleri bir kez daha el değiştirdi yani satıldı. Arkasında dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur'un bulunduğu bilinen bir şirket tarafından satın alınan gazetelerin yeni yöneticileri benimle daha önceki şartlarda çalışamayacaklarını açıkça belirttiklerinden ve de tamamen Edip Uğur'a angaje olmuş yazılar yazmamı  ve haberler yapmamı istemelerinden dolayı ben de asla kabul edemeyeceğim bu durum karşısında yeni arayışlara girdim. Bu arada emekliğim konusunda da  'evdeki hesap çarşıya uymamıştı' 
Çünkü SGK ile görüşmelerimden çıkan sonuç; 2017'nin Ekim ayından önce emekli olmam mümkün görünmüyordu. Sizin anlayacağınız benim en az bir buçuk sene daha bu sektörde sigortalı çalışmam gerekiyordu. Ekspres, Marmara gazetelerinin bünyesinden ayrılmamın hemen ardından Faruk Kula'nın (merhum) tavsiyesi ve bir anlamda referansıyla Balıkesir DEMOKRAT Gazetesi'nde işe başladım sigortalı kadrolu olarak..
Ancak gazetenin o dönemdeki sahibi Özcan Özakbaş benim 1989' dan beri yakından tanıdığım Özcan Özakbaş asla değildi. Bambaşka biri haline gelmişti aradan geçen yıllar içersinde çok değişmiş, birazda tuhaflaşmış, başkalaşmıştı adeta!..
O nedenle DEMOKRAT'taki mesleki ömrümün çok uzun olamayacağını çok kısa sürede anlamış ve hemen yeniden yeni arayışlara girmiştim. Sonunda imdadıma eski dostum ağabeyim olarak bildiğim MANYAS'ın SESİ Gazetesi sahibi Semih Keleş yetişti ve orada çalışmaya başladım. Bu konuda da bana yol gösteren ve yönlendiren sevgili kardeşim Emrah Ayyıldız olmuştu. Ancak işin aslı şuydu; Ben Manyas'ın Sesi Gazetesi'nde çalışıyor gözükecektim ama Balıkesir merkezde Emrah'ın da ortağı bulunduğu ARTI HABER Gazetesi'nde çalışacaktım. Sonunda 2017 yılının Eylül ayı başında emeklilik dilekçemi SGK'ya verdim ve Ekim ayında da ilk emekli maaşımı aldım. Bana bağlanan emekli maaşı o zaman 1098 Liraydı. Ek ödemeyle birlikte 1281 Liraydı. O zaman da net asgari ücrette sanırım 1500 küsur Lira kadardı. Ben yine de "Allah bin bereket versin. Bugünleri de gördük" diyerek sükretmesini bildim!..
Ardından yaşadığım süreci ve bugüne dair anlatacaklarımı bir sonraki yazıma bırakacağım anlaşılan çünkü bugünlük bu kadar yeter diye düşünüyorum!..
 
 
 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss