30 Ocak 2026 - Cuma

BU KOCA DÜNYADA İZ BIRAKMAK

Bundan önceki yazımın başlığı "Hiç Kapanmayacak beşinci Perde" idi. Aksi halde son nokta sanırım bu durumda 'ALTINCI PERDE' olur. Bu tabir mesleki anlamda geçerli elbette. Yoksa 'GAZETECİ' yaşarken asla ölmez!..

Yazar - Zikri EVNER DOBRA DOBRA
Okuma Süresi: 6 dk.
141 okunma
Zikri EVNER DOBRA DOBRA

Zikri EVNER DOBRA DOBRA

zikriekspres@gmail.com - 0 532 342 90 12
Takip EtGoogle News

Bundan önceki yazımın başlığı "Hiç Kapanmayacak beşinci Perde" idi. Aksi halde son nokta sanırım bu durumda hiç açılmasını istemeyeceğim 'ALTINCI PERDE' olur. Bu tabir mesleki anlamda geçerlidir elbette. Yoksa 'GAZETECİ' yaşarken asla ölmez! Şöyle ki gazeteciler ama gerçek anlamda gazetecilik yapanlar bir bakıma "YAŞARKEN ÖLMEYİ GÖZE ALMIŞLARDIR!"

Yaşayan her insan aynı zamanda bir fanidir elbette ama gazeteciler bu fani dünya da işini doğru, dürüst ve layıkıyla yaptığı sürece yaşarlar/ var olurlar. Gazetecinin vadesi gelip bu koca dünyadan göçüp gittiğinde yani ebediyete intikal ettiğinde eğer geride 'İZ BIRAKMIŞ' ise "YAŞARKEN ÖLMEK" işte buna denir...

Şimdi dilerseniz önceki yazımı bir tamamlamak isterim. O zaman sanırım 'HER ŞEY DAHA NET' anlaşılacaktır. 

38 yıllık meslek yaşamımı neden 60 yaşıma basalı dört buçuk ay olmasına, başta ' kronik şeker hastalığı, tansiyon, karaciğer yağlanması ve küçük çapta da olsa böbrek rahatsızlıkları gibi hastalıklarla mücadele ederken 'NEDEN ISRARLA GAZETECİLİK YAPMAYA İNAT ETTİĞİMİ VE SIFIRDAN YENİ BİR GAZETE KURDUĞUMU, KURDUĞUM BU BALIKESİR GÜNCEL HABER GAZETESİ'Nİ YAŞATMAK, ALLAH ÖMÜR VERDİĞİ MÜDDETÇE SÜRDÜREBİLMEYİ (çoluğum çocuğum olmamasına rağmen) NEDEN ÇOK İSTEDİĞİMİ' öyle sanıyorum ki bugünkü yazımı okuduğunuzda daha net ve doğru biçimde anlayacaksınız..

Önceki yazımda 2017 yılının Eylül ayı başında emeklilik dilekçemi verdiğimi ve hemen akabinde Ekim ayından itibaren de emekli maaşı almaya başladığımı anlatmıştım. O zamanlar Emrah Ayyıldız, Aykut Konya, Arzu Güler ortaklığında günlük olarak yayımlanan ARTI HABER GAZETESİ' nde köşe yazarlığı/muhabirlik yapıyordum.Daha doğrusunu söylemek gerekirse 'AKTİF BİÇİMDE/ANLAMDA GAZETECİLİK YAPMIYORDUM'

Takvimler 2018 yılının başlarıydı ve 'BİZİM ÇOCUKLAR' benim bilgim dışında yaşanan pazarlıklar sonucu o zamanlar Sıtkı Şeremetli'nin sahibi olduğu Balıkesir BİRLİK Gazetesi'ni devraldılar. Çok geçmeden de kısa bir asüre sonra o gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü benim olmamı istediler. Bu teklifi hemen kabul ettim. Çünkü şimdilerde 38 yıla erişen uzun meslek yaşamımda yazdığıma, çizdiğime, söylediğime karışan görüşen çok olmasına ve onların hjepsine de gereken cevabı vermiş olmama rağmen 'EN RAHAT VE ÖZGÜR' biçimde yazılarımı yazdığım meslek yaşamımı idame ettirdiğim yerin Balıkesir ARTI HABER Gazetesi olduğunu gönül rahatlığı ve ferahlığıyla açıkça söyleyip yazabiirim. 

İşte o nedenle Emrah, Arzu ve Aykut kardeşlerimin yeni devraldıkları Balıkesir BİRLİK Gazetesi'nin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olma tekliflerini hiç tereddütsüz ve hiç pazarlıksız kabul ettim. Ancak bir süre sonra özellikle 2019 yerel seçimleri öncesi ve sonrası süreçte yaşadıklarım benim özellikle mesleki açıdan hayal kırıklığı yaşamama sebep oldu. Bu yaşayarak gözlediğim durumu uygun bir dille 'KIRMADAN DÖKMEDEN' o kardeşlerime anlatmaya çalıştım ama sanırım onlarla "AYNI DİLİ KONUŞMADIĞIMIZ ya da KONUŞAMADIĞIMIZ" için olsa gerek uyarılarımın hiç umursanmadığımı, "ABİ SENİN DEDİKLERİNİ YAPARSAK BU TEKNEYİ DÖNDÜREMEYİZ, BU ÇORBAYI KAYNATAMAYIZ, BU İŞ ÖYLE YÜRÜMEZ GİTMEZ!" gibi sözlerle 'HAZİN BİÇİMDE' anlamış oldum.

2020 yılının henüz başlarında da Koronavirüs salgın hastalığı patladı anımsayacaksınız. Yaygın biçimde salgın hastalık "PANDEMİ" diye ifade edilen bu süreçte zaten gazetecilik yapılmadı, yapılamadı ve herkes canının ve malının derdine düştü. Yaklaşık olarak iki yılı aşkın bir süre devam eden bu pandemi sürecinde ben dahi haftada üç veya dört gün gazetemin çalışma ofisine gidebildim. Bir çok meslektaşım gibi kısmen evden çalışmak zorunda kaldım. 

Sonunda geldi çattı 2023 seçimleri. Cumhurbaşkanı'nın milletvekillerinin seçileceği 2023 seçimlerinin benim bünyesinde bulunduğum basın/medya kuruluşu çatısı altında çok çarpık, çok kırılgan ve de çok ters algı yüklü yansımalarını maalesef yaşadım, gözlemledim. 

Şöyle ki; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidar olduğu 2002 yılında bu yana devam eden toplumun her kesimine sarmalayan "BİREYLERİ İNANÇ EKSENİNDE ÖTEKİLEŞTİREREK KUTUPLAŞTIRAN VE HATTA BİRBİRLERİNE KARŞI HUSUMET BESLEYECEK ÖLÇÜDE KÖTÜLERİN İYİLERE KARŞI KİNDARLAŞMASINI SAĞLAYAN" bir süreç 2023 seçimleri öncesi ve sonrasında ülke genelinde olduğu kadar Balıkesir'de de ve benim yakın çevremde de hatta aynı çatı altında yaşadığım dost bildiğim "KARDEŞİM" dediklerim arasında da yaşandı ve çok acı verici biçimde bana da tepkisel biçimde yansıtıldı. 

Bu anlattıklarımın onarımı veya başka bir anlamda ifade etmek gerekirse yaraları sarma sürecine dahi girilmeden bir yıl sonra gerçekleştirilen 2024 yerel seçimleri geldi çattı ve biraz önce ifade ettiğim "BİREYLERİ İNANÇ EKSENİNDE ÖTEKİLEŞTİREREK KUTUPLAŞTIRAN VE HATTA BİRBİRLERİNE KARŞI HUSUMET BESLEYECEK ÖLÇÜDE KÖTÜLERİN İYİLERE KARŞI KİNDARLAŞMASINI SAĞLAYAN" bir sürecin yeni bir benzeri daha ağır biçimde yeniden yaşanmaya başladı bizim mahallede..

Öncesiyle sonrasıyla ve de bugünüyle bu sözünü ettiğim süreci sizlere bir sonraki yazımda ayrıntılı biçimde anlatmaya çalışacağım.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
ss