BAYRAMIN SESSİZLİĞİ
İnsanın içinde ayrı bir coşku uyandıran, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği o özel gün. Dünyada çocuklara adanan ilk ve tek bayram…

Tijen EVNER KADINCA
tijenevner@gmail.com -BAYRAMIN SESSİZLİĞİ
İnsanın içinde ayrı bir coşku uyandıran, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği o özel gün. Dünyada çocuklara adanan ilk ve tek bayram…
Çocukluğun en saf hali, en temiz sevinci. Sokaklarda koşan çocuklar, ellerinde bayraklar, yüzlerinde o tarifsiz heyecan…
Bir günlüğüne de olsa dünyanın en mutlu çocukları gibi hissederdik kendimizi. Okul bahçelerinde söylenen marşlar, şiirler, gösteriler…
Her yer bayrak şöleni…
Her şey daha renkliydi o gün. Daha coşkulu, daha içtendi. İçimizde büyüyen bir sevinç vardı, sebebini çok da sorgulamadan yaşadığımız…
23 Nisan’ın benim için başka bir anlamı daha vardı. Aynı zamanda annemin doğduğu gündü. Sabah bayram telaşı, okulda hazırlıklar, içimde o çocuk heyecanı…
Eve döndüğümde ise annem! Belki çok büyük şeyler yapmazdık. Ama o günün sıcaklığı başkaydı. Birlikte olmanın verdiği o sade mutluluk…
Artık 23 Nisan benim için sadece bir bayram değil. Biraz çocukluk, biraz hatıra, bolca özlem…
Sevginin, şefkatin, iyiliğin, sabrın, merhametin timsali annem…
Artık yanımda değil ama bıraktığı sevgisi, sıcaklığı hala benimle, hala içimde yaşıyor. Bir bayramın içinde saklı kalan en kıymetli hatıram, 23 Nisan!
Annelerimizin gözünün arkada kalmadığı belki de tek yer, okullardı. Sabah karanlığında düşerdik okul yollarına, kendimiz gider, kendimiz gelirdik, herkes gibi. Okul demek, güven demekti. En güvende olduğumuz yerdi okullarımız.
Şimdi ise…
En güvende olunması gereken yerlerde, okullarda silahlar patlıyor, katliamlar yaşanıyor. İnsan donup kalıyor. Nereden nereye…
Çocuk seslerinin olması gereken yerlerde, kara bir sessizlik var artık. O masumiyetin yerinde derin bir hüzün…
Yarım kalan hayaller, yarıda kalan çocukluklar…Bir daha tamamlanmayacak boşluklar…
Sadece okulun değil, hepimizin içinde bir şeyler eksildi sanki. Tanımasak da, bilmesek de aynı acıyı paylaştık, aynı yerden incindik. O yitip giden masum canların, öğretmenimizin acısını en derinden hissettik…
Çocuklar yine gülecek, bayraklar yine dalgalanacak. Hayat aynı akışında yine devam edecek. Ama kayıp yaşayan ailelerin içindeki eksiklikler hiç tamamlanmayacak.
Ben her 23 Nisan’da çocukluğuma dönüyorum biraz. O günlere, o hislere…
Ve en çok da anneme. Ama bu yıl içimde sadece ‘özlem’ yok. O masum çocuklar da var. Yarım kalan hayatlar, yarım kalan hayaller…
Bayramın neşesine karışan o derin sessizlik. Çünkü bazı acılar, insanın kalbinde yer açıyor kendine…
Gülüşlerin ardında kalan ağır bir sessizlikle…

