ÖĞRENEREK YÜRÜMEK
Bazı yollar yürüdükçe öğrenilir. Ne kadar bilmediğini fark ederek, sorarak, deneyerek, bakarak… Durmadan ama acele de etmeden. Adımların başta tereddütlü, zihnin epeyce karışık olabilir.

Tijen EVNER KADINCA
tijenevner@gmail.com - 05333244394Bazı yollar yürüdükçe öğrenilir. Ne kadar bilmediğini fark ederek, sorarak, deneyerek, bakarak…
Durmadan ama acele de etmeden. Adımların başta tereddütlü, zihnin epeyce karışık olabilir. Ama öğrenmeye açık oldukça, yol da kendini yavaş yavaş anlatır.
Yolun başında olmak böyle bir şey. Ne her şeye hâkimsindir ne de her adımdan eminsindir. Ama içinde güçlü bir istek, canlı bir merak vardır. İnsan bazen bilmediği yerde daha dikkatli, daha özenli yürür.
Acemilikten korkmamak gerekir. Çünkü acemilik eksiklik değil, öğrenmeye açık olmaktır. Sormaktan çekinmemek, bilmediğini saklamamaktır. İlk adımlar biraz tökezlese de, öğrenme isteği insanı ayakta tutar.
Öğrenirken yürümek, acele etmemeyi de öğretiyor. Her şeyi hemen çözmeye çalışmadan, adım adım ilerlemeyi… Yolun her köşesini sindirerek, anlamaya çalışarak yürümeyi. O yüzden yolun en taze yeri, aynı zamanda en öğretici yeridir. Hata yapma ihtimalin de yüksek, öğrenme isteğin de…
Cesaret de burada başka bir anlam kazanıyor. Bilmediğini kabul edebilmek, eksik olduğunu saklamamak, ‘ben bu yolun henüz başındayım’ diyebilmek…
Belki de en sahici cesaret budur.
O yüzden bu gün için hissettiğim şey yorgunluk değil, daha çok öğrenmenin heyecanı...
Yıllardır bu yolun içinde olan birinin, eşimin yanında ben de adımlarımı dikkatle atmayı öğreniyorum...
Bu yol onun için tanıdık, benim için ilk adımların heyecanı. Ama aynı yolda yürümek, aynı yöne bakmak bu yolun en kıymetli tarafı. Biri bildikçe diğeri öğreniyor, gerisi zaten adım adım geliyor.

